- Sınırlar Arasında:
İsveç'in Nobeli

- Sınırlar Arasında:
Oslo - Dünyada Barış Havarileri

- Sınırlar Arasında:
Helsinki'den Kıbrıs'a

- Sınırlar Arasında:
Strazburg'da Türk Olmak

- Sınırlar Arasında: Almanya

- Kan Uykusu

- Nükleer Enerji
- Önce Vatan ve Namus
- AB, Kıbrıs ve Avrasya Birliği
- Küresel Sömürgecilik
- Kıbrıs, Türkçe Eğitim ve Misyonerlik
- AB ve Kıbrıs
- Küresel Isınma

- Attila İlhan 21 Şub. 2004
- Attila İlhan 13 Mar. 2004
- Attila İlhan 20 Mar. 2004
- Attila İlhan 3 Nis. 2004
- Attila İlhan 10 Nis. 2004
- Attila İlhan 17 Nis. 2004
- Attila İlhan 24 Nis. 2004
- Attila İlhan 1 May. 2004
- Attila İlhan 8 May. 2004
- Attila İlhan 15 May. 2004
- Attila İlhan 22 May. 2004
- Attila İlhan 29 May. 2004
- Attila İlhan 12 Haz. 2004
- Attila İlhan 19 Haz. 2004


»İletişim






Banu Avar'la Sınırlar Arasında: İsveç'in Nobeli, TRT1, 11 Aralık 2006Orhan Pamuk
    "Amaca ulaşmak için her yol mübahtır"
    Bu batılı bir atasözüdür, doğulu atasözleri seçilen yolun çok daha önemli olduğundan söz ederler
    Batı dünyası hedefe ulaşmak için barış ödülü de verir, silah da satar. Küresel seçkinler çıkarları doğrultusunda her yolu denerler. Her ülkede kendilerine yakın insanları örgütler, küçük gruplar oluşturarak kaleyi içten fethetmeyi hedeflerler. Kendilerine yakın olanları ödüllendirir şöhrete garkederler ki, başkaları da aynı yolu izlesin.
    Son zamanlarda batı dünyası Türkiye'deki aydınlara ödül verme yarışında. Orhan Pamuk Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı, ardından Leyla Zana Norveç'te Barış Ödülü sahibi oldu, Elif Şafak'ta İsveç'te bir ödüle layık görüldü.
    Dünyada barış, edebiyat ve bilim ödülleri modasını başlatan Alfred Nobel'dir. Kendisi petrol ve silahla bir servet edinmiştir. Suçluluk duygusuyla olsa gerek, ölüm makinalarıyla kazandığı paranın ödüllerde kullanılmasını vasiyet etmiştir.
    Gelin İsveç'e gidelim, ödüllerin ve silahların izini sürelim.




Banu Avar'la Sınırlar Arasında: Oslo - Dünyada Barış Havarileri,
TRT1, 27 Kasım 2006Banu Avar

    Tarihte barış söyleminin en çok duyulduğu bir dönemde yaşıyoruz. Batı dünyasında barış derneklerinden, barış komisyonlarından, barış havarilerinden geçilmiyor. Bazı ülkeler barış görüşmelerine ev sahipliği yaparak ünleniyor. Bu arada Ortadoğu'da, Asya'da, Afrika'da kan akıyor. Dünya, üçüncü binde kana boyanıyor.
    Uygar devletlerin temsilcileri yüzlerinde medeni tebessümlerle ekranlarımızda beliriyor, ölenle öldürenin arasında yerlerini alıp kameralara poz veriyorlar.
    Bu oyun son yıllarda Norveç'in başkenti Oslo'da sık sık sahneye konuyor. Taraflar masaya oturduklarında, onları masaya oturtanlar acaba ne kadar tarafsızlar? Kıbrıs'ta tarafsızmıydılar? Ya Filistin'de? Sudan'da da pek tarafsız görünmüyorlar.
    Oslo tüm barış görüşmelerinin başkenti. Amerika'nın terörle mücadelesindeki en sıkı müttefiği. Bir barış havarisi, ama dünya silah sanayinin en önde gelen ülkelerinden biri. Avrupa Birliği üyesi değil, fakat birliğin askeri yetenekler oluşturma çabalarının en büyük destekçisi.
    Yüz yıldır dünyaya barış ödülleri dağıtıyor. Yüz yıldır dünyaya silah satıyor. Acaba barış ödülleri neyin bedeli?




Kan Uykusu, Sky Türk, Ekim 2006
Osman Pamukoğlu
    General Osman Pamukoğlu, 1993 - 1995 yılları arasında Hakkari Dağ ve Komando Tugayı ve Güvenlik Komutanlığı yapmıştır. Bu dönem, Güneydoğu'da PKK'ya karşı yapılan mücadelenin tarz ve yöntemlerinin değiştiği ve PKK'nın omurgasının kırıldığı yıllardır. Aynı dönemde, Hakkari'de PKK teşkillerine manevra gücü olarak 1000-2000 askerden oluşan 779 harekat, manevra gücü 3000-5000 askerden meydana gelen 78 harekat yapılmıştır. 23 kez 1000-5000 askerden oluşan kuvvetlerle Kuzey Irak'taki PKK kamplarının birkaçına aynı zamanda taarruz edilmiştir. Görev yaptığı süre içinde muharebeleri bizzat yöneten ve fiilen çatışmalara giren Osman Paşa ve komutasındaki askerler, 778 günde yapılanlari, muharebelerin detaylarını Kan Uykusu'na anlattı.




Banu AvarBanu Avar'la Sınırlar Arasında: Helsinki'den Kıbrıs'a,
TRT1, 13 Kasım 2006

    ... Gazi Paşa'nın ölüm yıldönümüydü. Türkiye Cumhuriyeti'ni kurmuş, Batılı devletlere tarihin en büyük hayal kırıklığını yaşatmıştı.
    Bir kaç gün sonra Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, dünyadaki 7. Türk Cumhuriyeti'nin 23. kuruluş yıldönümü.
    Batı ikinci hayal kırıklığını Kıbrıs'la yaşadı. Her iki olayı da hiç unutmadı. Mustafa Kemal'in değişiyle, Türkiye'nin nefes borularından biri olan Kıbrıs, Batı için de vazgeçilmez önemdeydi.
    1950'den beri ve özellikle son 10 yıldır Yeşil Ada, Türkiye'nin AB yolculuğunun en önemli maddesi haline getirildi. Her müzakerenin ana şartı oldu. Her Avrupa Birliği yetkilisi masaya Kıbrıs'la oturdu Kıbrıs'la kalktı. Her zirvede Kıbrıs konuşuldu.
    Bugün Avrupa Birliği dönem başkanı Finlandiya'nın yetkilileri de, Kıbrıs için dahiyane çözümler teklif ediyor; Finlandiya, bu sizin son şansınız diyor.
    Gelin, Helsinki'den Kıbrıs'a bakalım.

Banu Avar'la Sınırlar Arasında: Strazburg'da Türk Olmak,
TRT1,30 Ekim 2006

    8 Kasım'da Avrupa Birliği komiserleri Türkiye'nin AB'ye uyum sürecinde geldiği noktayı değerlendirecekler. Son bir yılın muhasebesi yapılacak. Kıbrıs'ta limanlar açılmalı diye başlanacak, Türkiye'de ifade özgürlüğü yok, reformlar yavaş, Heybeliada Ruhban Okulu açılmalı, din özgürlüğü olmalı sözleri yine havada uçuşacak.
    Sizi Strazburg'a götürüyorum. Avrupa'nın ikinci başkentine, Avrupa Birliği'nin temellerinin atıldığı kente, Avrupa'da insan haklarını savunma merkezine.
    Acaba orada din, ifade, basın özgürlüğü gerçekten var mı? Acaba azınlık haklarına saygılılar mı? İşçilerimiz orada insani şartlarda çalışıyorlar mı?
    Gelin kısa bir yolculuğa çıkalım...

Banu Avar'la Sınırlar Arasında: Almanya,
TRT INT, 10 Ekim 2006

    Almanya şu ünlü deyimle AB yolundaki Türkiye'ye en sert eleştirileri yapan ülkelerin başında. Avrupa'da en fazla Türk nüfus barındıran ülke de Almanya.
    Son zamanlarda Alman politik arenasında Türk isimlerine sıkça rastlıyoruz. Bu genç Türk politikacıların da Türkiye'ye karşı Almanları aratmayacak sertlikte tavırlarına tanık oluyoruz. Bu genç politikacılar kariyerlerinde hızla yükselirken demeçlerinde Ermeniler'in soykırım iddialarına, Batı'nın Kürtçü söylemlerine sıkça yer veriyorlar. Türkiye'de dil ve din özgürlüğü yok diyorlar, kısacası büyükleri ne söylerse tekrarlıyorlar.
    Berlin'de onlardan bazılarıyla ve bağlı oldukları partilerdeki Alman politikacılarla konuştuk. Uluslarası Af Örgütü'nün Almanya'da İnsan Hakları İhlalleri Raporu'na bir göz attık. Kırk yıldır can güvenliği sağlanamayan, ana dilde eğitim yapamayan, çifte vatandaşlık alamayan ve ifade özgürlüğü yasaklanan Almanya'daki azınlıklarla görüştük.
    Sizi Almanya'ya götürüyorum. Gelin biraz da biz onların ne kadar "kriterlere" uyduğunu inceleyelim.





Prof. Dr. Osman K. Kadiroğlu
Nükleer Enerji
Bakış, 11 Ağustos 2003
Attila İlhan
Önce Vatan ve Namus
Flash Gündem, 14 Mart 2004
Prof. Dr. Erol Manisalı
Avrupa Birliği, Kıbrıs ve Avrasya Birliği
Ceviz Kabuğu, 2 Ocak 2004
Prof. Dr. Birgül Ayman Güler
Küresel Sömürgecilik
45 Dakika, 23 Ocak 2004
Attila İlhan
Kıbrıs, Türkçe Eğitim ve Misyonerlik
Ceviz Kabuğu, 6 Şubat 2004
Prof. Dr. Erol Manisalı
AB ve Kıbrıs
45 Dakika, 14 Kasım 2003






Attila İlhanAttila İlhan'la Zaman İçinde Yolculuk
    Attila İlhan'ın uzun yıllar TRT2'de cumartesi akşamları yayınlanan programının 21 Şubat 2004'den 19 Haziran 2004'e kadar olan bölümleri:
21 Şubat 2004, 13 Mart 2004, 20 Mart 2004, 3 Nisan 2004, 10 Nisan 2004, 17 Nisan 2004, 24 Nisan 2004, 1 Mayıs 2004, 8 Mayıs 2004, 15 Mayıs 2004, 22 Mayıs 2004, 29 Mayıs 2004, 12 Haziran 2004, 19 Haziran 2004