- Sınırlar Arasında: İsveç'in Nobeli
- Sınırlar Arasında: Oslo - Dünyada Barış Havarileri
- Sınırlar Arasında: Helsinki'den Kıbrıs'a
- Sınırlar Arasında: Strazburg'da Türk Olmak
- Sınırlar Arasında: Almanya
- Kan Uykusu
- Nükleer Enerji
- Önce Vatan ve Namus
- AB, Kıbrıs ve Avrasya Birliği
- Küresel Sömürgecilik
- Kıbrıs, Türkçe Eğitim ve Misyonerlik
- AB ve Kıbrıs
- Küresel Isınma
- Attila İlhan 21 Şub. 2004
- Attila İlhan 13 Mar. 2004
- Attila İlhan 20 Mar. 2004
- Attila İlhan 3 Nis. 2004
- Attila İlhan 10 Nis. 2004
- Attila İlhan 17 Nis. 2004
- Attila İlhan 24 Nis. 2004
- Attila İlhan 1 May. 2004
- Attila İlhan 8 May. 2004
- Attila İlhan 15 May. 2004
- Attila İlhan 22 May. 2004
- Attila İlhan 29 May. 2004
- Attila İlhan 12 Haz. 2004
- Attila İlhan 19 Haz. 2004
»İletişim
|
 |
Küresel Sömürgecilik, TRT2, 45 Dakika haber programı, 23 Ocak 2004
|
 İndirmek İçin Tıklayın Teknik yardım ve iletişim |
Program: 45 Dakika Sunucu: Burcu Duru Altınyeleklioğlu Konuklar: Prof. Dr. Birgül Ayman Güler (Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fak. Öğr. Üy.)
Görüntü Ayrıntıları: 47:20 dakika, 23.7 MB kısa örnek görüntü 1 01:20 dakika, 714 KB kısa örnek görüntü 2 02:12 dakika, 1.12 MB |
|
Altınyeleklioğlu: Küresel terör, küresel ekonomi, küresel ısınma. Avrupa'nın ve ABD'nin, hatta Çin'in de giderek gözünü uzaya diktiği şu günlerde dünyanın küreselliği daha çok gündemde. Uzaydan görünen kürede yaşanan küreselleşme bazılarınca gerekli, bazılarınca ise şiddetle karşı çıkılması gereken. Machivelli'nin iletişim dünyası için ortaya attığı küresel köy kavramı dünyanın küreselleşmesinde önemli etkenlerden biri, yani iletişim. İletişim öyle bir boyutt ki dünyanın herhangi bir yerinde meydana gelen bir olay anında canlı yayında dünyanın bir başka ucunda yayınlanıyor, etkilere yol açıyor. Peki küreselleşme sadece iletişim anlamında mı? Neler içeriyor? Gelecek için bize ne gibi olumlu ve ya olumsuz sinyaller veriyor?
İyi akşamlar, 45 Dakika'ya hoş geldiniz. 45 Dakika'da bu akşam, Dünya Ekonomik Forumu, Dünya Sosyal Forumu ve Cidde Ekonomik Forumu derken giderek küreselleşen dünyada yaşananları ve yaşanabilecekleri ele almaya çalışacağız. Stüdyomuzda bir konuğumuz var her zaman olduğu gibi, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. sayın Birgül Ayman Güler, hoşgeldiniz efendim.
Ayman Güler: Hoşbuldum, merhaba.
Altınyeleklioğlu: Efendim küreselleşme konusunda sohbetimize geçmeden önce küreselleşmenin kısaca tarihçesini bir hatırlayalım ondan sonra tekrar stüdyomuzda olacağız.
(Banttan Görüntüler eşliğinde) : 1400'lü yılların başında feodalizmin ekonomik bunalımını yaşayan Avrupa'da denizcilikteki ilerlemelerin de etkisiyle, İspanyol ve Potekiz'li denizciler Kanarya ve Maderie adalarını keşfedip buralarda koloniler oluşturdular.Hem fazla nüfusun bu kolonilere aktarılması, hem de elde edilen kaynakların ana vatanlara aktarılmasıyla elde edilen tatlı kazanç, tarihi geri dönülmez bir yola iterek sömürgecilik çağını başlattı. Hızını alamayan batılılar Afrika kıtasında Gine'ye kadar uzanan sahil şeridi boyunca yeni sömürgeler oluşturdular. Yeni sömürgeler hem yeni kaynaklar, hem de ucuz iş gücü demek olan kölelerin sağlanması demek oluyordu. Ancak beyaz adam buralarla da yetinmemiş, okyanusları aşarak Hindistan'a ve Çin'e ulaşmak amacını güderken bilmeden başka bir kıtayı, yani uçsuz bucaksız yeni sömürgeleri keşfetmişti. Elde edilen kaynaklar Avrupa'yı ekonomik anlamda gerçekten canlandırdı. Fakat sömürgeciliğin öncüleri ispanya ve Portekiz'de ganimetler sadece bir kaç aristokrat soylunun elinde kalırken, gelişmekte olan İngiliz burjuvazisi elde edilen geliri değerlendirmeyi bildi. Sanayi devrimi 18. yy da bu ülkede meydana geldi. Bu dünyanın yüzünü kökünden değiştirecek bir devrim oldu. Makineleşmenin getirdiği hızlı üretim, ticaretin genişlemesiyle yeni pazarlara gereksinim duymaya başladı. Sistem o kadar gelişti ki, Avrupa ülkelerinin kendi iç pazarları yetmez oldu. tek çıkar yol vardı, dünyanın geri kalanını da pazar haline getirmek. Bunun için önce misyonerler harekete geçiyor, din ve uygarlık adına o ülkelere kültürlerini taşıyor, sonra askeri işgallerle sömürgeleştirme başlıyordu. Böylece ekonomisi tarım ve zanaate dayanan, teknik yönden geri kalmış insanların, daha ileri tekniğe sahip uluslar tarafından boyunduruk altına alınmaları anlamındaki modern sömürgecilik başladı. Bu ülkelerde batı kültürü de hızla yayıldı. Sonraları az gelişmiş ülkelerde ard arda meydana gelen anti-emperylist devrimler bile süreci etkileyemedi. Bu ülkelerde kurulan batı tipi cumhuriyetler benimsedikleri batı kültürünün yeni pazarları olmaktan kaçamadılar. Bu sıralarda araya giren soğuk savaş dönemi süreci 1990'lara kadar yavaşlattı. Sovyetler Birliğinin yıkılmasıyla dünya yeniden tek kutuplu oldu. İletişim alanında yaşanılan gelişmeler batı kültürünün yeryüzünün her köşesine ulaşmasını sağladı. Bu gelişme pazarın bütün küreyi içine alıcak şekilde büyümesini isteyen dev uluslararası şirketlerin lehine oldu. Soğuk savaş döneminde diktatörler yada ajanlar yoluyla sistem içinde tutunmaya çalışan ülkeler, artık sisteme kendilerini beğendirebilmek için ulusal egemenliklerinden bile taviz verir duruma geldiler.
Altınyeleklioğlu: Evet bandımızı izledik. Size şunu sormak istiyorum, nedir bu küreselleşme, küresel köyle başladık ama küreselleşme sadece küresel bir köy değil, iletişimle sınırlamak doğru değil, nasıl ifade edebiliriz?
Ayman Güler: Hazırladığınız ve yayına verdiğiniz bant muhteşem güzel. Ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi gerçekten. Şöyle özetleyebiliriz, küreselleşme dünyanın bir küçük köye dönüşmesi, dünyanın bilim teknolojide ki gelişmeler nedeniyle iki yakasının bir araya gelmesi, global köy haline gelmesi biçiminde genellikle tanımlanır, dolayısıyla bu gelişmeler nedeniyle kaçış yoktur, burda yaşanacak ve bunun gerekleri de bütün dünyada gözler önündedir, bunlar yapılacak. Akıllı insan bunları bir an önce yapmaya başlayandır, tren kaçıyor aman yakalayım, ne kadar erken yakalarsanız o kadar iyi vagonda yol alırsınız... Bir tarafında bu var. Bir çeyrek yüzyıldır duyduğumuz şey bu. Bu bir masaldır. Çünkü, heralde tekerlek iyi bir başlangıçtır, insanoğlu tekerleği icat ettiğinden bu yana, şimdi hızlı trenlere ve muhteşem otomobillere, hele hele bu uydu teknolojisine vardığımızdan bu yana.. o zamandan beri dünya küreselleşiyor, eğer küreselleşme böyle tanımlanacaksa. Bu günkünün ne farkı var? Yalnızca hızı yüksek demektir. Bu çok yetersiz bir algılayış tarzı.
Küreselleşme, banttan hareketle yürüyelim. Bir yeni dünya sisteminin adıdır. Yeni bir dünya sistemini yaratan sürecin adıdır. ve bu sürecin başlangıcı 1980'li yıllardır. Daha öncesinde dünyanın kendine özgü düzenleri vardı, 1930'lardan başlayıp 1945'den itibaren kurulan bu düzen modern sömürgecilikti, 1930, 1945 öncesinde bu düzen klasik sömürgecilikti. Baştan alırsam 1800'lü yılların sonundan 1945'e kadar klasik sömürgecilik dünya düzenin adı, dünya yine küreselleşiyor, küçülüyor o dönemde, 45'den 80'lere doğru modern sömürgecilik denilen bir dünya düzeni, 1980'den itbarende, küreselleşme ile biraz meşrulaştırılmaya çalışılan o terimle küresel sömürgecilik denebilir.
Şöyle tanımlayabiliriz onu, küreselleşme 1980'den itibaren inşa edilmeye çalışılan yeni bir dünya düzenin adından ibarettir. Şimdi bu tanım kendi içerisinde çok şey anlatıyor. Yeni bir dünya düzenin inşası , zorunluluk, olgu, kaçınılmazlık değildir, bir politikadır, bir vizyondur (görüş), bir ideolojidir (düşünce biçimi) başka deyişle.
1980'ler küreselleşme ortaya çıktığı zaman dendi ki...
(devamını yazıyorum - parantezler benim)
|
|
 |
 Birgül Ayman Güler Yeni Sağ ve Devletin Değişimi
 Birgül Ayman Güler Yerel Yönetimler
 Birgül Ayman Güler Kamu Personeli: Sistem ve Yönetim |