Binlerce şehit, milyarlarca dolar kayıp. Yıllardır süregelen bu sorunun elbette tarihi, siyasi, sosyal, ekonomik onlarca sebebi var. Bu sorun yıllardır tartışılıyor. Ancak biz bu tartışmalara girmeyeceğiz. Az sonra izleyecekleriniz Hakkari özelinde, 1993-95 yılları arasında yaşananları ele alacak. Bir komutan ve binlerce Mehmetçiğin mücadelesini, onların ağzından, ilk kez yayınlanan görüntülerle ekranlarınıza getireceğiz.
General Osman Pamukoğlu, 1993 - 1995 yılları arasında Hakkari Dağ ve Komando Tugayı ve Güvenlik Komutanlığı yapmıştır. Bu dönem, Güneydoğu'da PKK'ya karşı yapılan mücadelenin tarz ve yöntemlerinin değiştiği ve PKK'nın omurgasının kırıldığı yıllardır. Aynı dönemde, Hakkari'de PKK teşkillerine manevra gücü olarak 1000-2000 askerden oluşan 779 harekat, manevra gücü 3000-5000 askerden meydana gelen 78 harekat yapılmıştır. 23 kez 1000-5000 askerden oluşan kuvvetlerle Kuzey Irak'taki PKK kamplarının birkaçına aynı zamanda taarruz edilmiştir. Görev yaptığı süre içinde muharebeleri bizzat yöneten ve fiilen çatışmalara giren Osman Paşa ve komutasındaki askerler, 778 günde yapılanlari, muharebelerin detaylarını Kan Uykusu'na anlattı.
(metin: www.kanuykusu.com)
Dikkat: Televizyonda reklam aralarına göre bölünmüş bu 4 parça belgesel tek bir programdır, konular tarih sırasıyla birbirine bağlıdır, iyi anlayabilmek için mümkünse ilk parçadan başlayarak tümünü indirin. (Selçuk)
...
On gün sonra Zekeriya Gözyuman'ın şahsi eşyaları gelir. Annesi çantanın bir gözünde Zekeriya'nın kendi eliyle yazdığı bir şiiri bulur.
O zaman göz yaşlarını tutamaz:
Olur ya bir çatışmada ölürsem
Arkamdan yas tutmayın
Bırakın toprağımda rahat içinde yatayım
Bedenimden komandomu çıkarmayın
Onlar benim gururumdur
Botlarımı çıkarmayın
Onlar nice yollar aşacak
Şehit olursam Sırat Köprüsünden geçecek
Elimden tüfeğimi almayın
O benim namusumdur
Ölünce mezarıma sembol olacak
Yaramın kanını silmeyin
Ahirette hesabı sorulacak
Göğsümden kör kurşunu çıkarmayın
O benim madalyam olacak...
...
Operasyon tüm kollardan şiddetli çatışmalarla sürerken, operasyonu dağda bizzat yürüten Osman Paşa'ya acil bir telsiz mesajı gelir: Osman Pamukoğlu: "Acilen Genel Kurmay Başkanı sizle görüşmek istiyor... Hava da kararmıştı."
Harekat merkezine gelir ve Ankara'yı, Genel Kurmay Başkanı'nı arar. Genel Kurmay Başkanı kesin bir talimat verir: Osman Pamukoğlu: "Osman Paşa harekatı durdur. Çünkü, İncirlik'ten kalkan Amerikan uçakları senin harekat yaptığın yerin hemen 20-30 km altında iki tane Birleşmiş Milletler'e ait Sikorsky helikopterini vurdular ve düşürdüler... Komutanım. Helikopterler Amerikan helikopteri, Sikorsky. Bu Amerikan pilotu bilmiyor mu!? O helikopterlerde silah yok ki!? Onları yere indirmeye mecbur edersin, inerler... Sen harekatı iki üç gün ertele bakayım. Dedim, komutanım nasıl olur? Oldu... iki üç gün ertele harekatı."
Osman Pamukoğlu verilen emri harfiyen uygular. Genel Kurmay Başkanı ile yaptığı telefon görüşmesinden sonra askerlerini geri çekmez. Ancak iki gün sonra opreasyona kaldığı yerden aynen devam eder.
...
... Erdal Sarızeybek (Em. Jan. Albay) Genç subaylar, genç astsubaylar, genç uzman çavuşlar tedirgin. Neden tedirgin? Birincisi bu hükümet, bizi yönetenler Avrupa Birliği Uyum Yasası diyerek Ceza Muhakemesi Kanunu çıkardı. Ben Türkiye'de adli kolluk konusunda master yapmış bir vatandaşım. Avrupa'nın hiç bir ülkesinde bize empoze ettikleri Ceza Muhakemesi Kanunu gibi bir kanun yok. Bunu çok açık net söylüyorum. Buyursunlar hukukçular incelesinler, bize Avrupa'da bir ülke göstersinler, desinler ki, bakın Avrupa'nın şu ülkesinde polisin ve jandarmanın yetkisi yoktur, bütün yetkiler Cumhuriyet Savcısı'ndadır. Böyle bir ülke yok.
Avrupa'da polis ve jandarma acil hallerde arama da yapar, gözaltına da alır, el koyma işlemini de yapar, tahkikatı da yürütür. Ama nedense bizim polis ve jandarmamızın bütün yetkileri elinden alındı. Dolayısıyla polis ve jandarma kendi insiyatifiyle, herhangi bir şekilde işleme kalkıştığında Doğu'da, hemen şikayete maruz kalıyor. Şikayet sanki birilerinin aradığı fırsat, derhal soruşturma açılıyor, derhal. Bazıları görevden alınıyor. Bazıları soruşturma geçirdikleri için gelecekteki haklarını kaybediyorlar. Yurt dışına gitme, akademiye gitme, daha iyi bir tayin yeri,.. gibi haklarını kaybediyor. Dolayısıyla şimdi tüm güvenlik güçlerinde bir çekingenlik hasıl oldu.
...